Fasulye
Tarih Ocak 11, 2009
Kategori SEBZE YEMEKLERİ | Yorum bırak
Fasulyenin kökeni Orta Amerika’dır. Ülkemizde daha çok ilkbahar yaz ve kısmen de sonbahar aylarında bulunur. Kurutularak kullanılan beyaz fasulyeden başka, barbunya ve yeşil fasulye gibi çeşitleri vardır. Fasulye uzun, ince, sert yaprakların içinde yetişen, (ayşekadın ve çalı fasulyesi hariç) ve aslında sebzenin tohumu olan tanelerden ibarettir” Kurutularak kullanılan beyaz fasulyenin lezzet ve pişme kolaylığı bakımından en aranılanı dermason fasulyedir. İlk baharın sonunda pazarlarda bulunmaya başlayan barbunya fasulyesi taze olarak yendiği gibi, kurutularak kışa da saklanabilir.
BESİN DEGERİ :
Tüm fasulye türleri ‘besleyici özelliklerinden dolayı, dar gelirlilerin eti olarak da anılır. Gerçekten de etteki kadar yüksek olmamakla beraber, fasulyedeki protein oranı diğer bütün sebzelere kıyasla yüksektir. Ayrıca, şeker, çeşitli vitaminler (en önemlisi A olmak üzere, Bl, B2, PP, C vitaminIeri) ve İnadensel tuzlar (en önemlileri kalsiyum, fosfor ve demir) içerir. 100 g. fasulyede 150, kuru fasulyede ise 340 kalori vardır. Fasulye idrar sökücü olmaktan öte, damarlardaki basıncı ve kolesterolü ve kan şekerini düşürücü özelliklere sahiptir. Hatta vetejeryenler, damar sertliği ve şeker hastalığı olanlara fasulye tavsiye ederler.
SAKLANMASI VE KULLANIMI:
Barbunya fasulye senenin belirli aylarında bulunabildiği için, bazı yöntemlerle kurutarak ya da konserve yaparak saklanma yönüne gidilmiştir. Kuru beyaz fasulye ve kuru barbunya, ülkemizin hemen her yöresinde kolaylıkla temin edilebilir.
Kuru fasulyeyi (ya da barbunyayı) pişirmeden bir gün evvel, bolca soğuk suya atarak bekletmek ve pişirmeden önce kısa bir süre- haşlayıp suyunu dökmek, sindirim kolaylığı açısından yararlıdır. Lezzetinin bozulmaması için haşlamaktan kaçınılıyorsa içinde bekletildiği suyun, üç dört kere değiştirilmesi yerinde olur.
Bir yanıt bırak